25 Şubat 2009 Çarşamba

Anlamsız Renkler

Sonunu bildiği halde bir adım daha atmak istedi. Tutamadı kendini dur diyemedi. Artık kocaman bir boşluğun üstündeydi. Düşüyordu, gökyüzünün sonsuz maviliklerinden dipsiz alacakaranlıklara doğru...

Ne tutanacak bir dal, ne de gizli bir el vardı onu kurtaracak. Nasıl yaşardı düşlerinin enkazıyla birlikte. Bitmeliydi kendisi ile birlikte bu acılarda...

Kaç gecenin sabahı bulması gerekiyordu? Olmuyordu işte gece bile aydınlanıyordu. O her geçen gün daha da çok kararan dünyasının içinde yok olup gidiyordu. Kayıp gitmişti güneşi, terk etmişti onu...

... ...

En çokda elinden hiçbir şey gelmemesi kahrediyordu onu. Önce umutlarını sonrada bütün gücünü yitirdi. Artık anlamı kalmamıştı bütün bunların.

Nasılda karanlığa gömülmüştü herşey...
Gördüğü tek renk siyahdı...
Anlamı kalmışmıydı ki artık görmeye çalışmanın...
Kapadı gözlerini bütün sessizliğiyle yalnızlığının suratına doğru bir çığlık atarak...

Ve karanlığa gömülmüş hayatından geriye kalan siyah mürekkep izlerine karışan kırmızı renkleriydi... En sevdiği renkler hiç yazılmamış bir kitabın son sayfasıydı artık...

3 yorum:

  1. Gidiyordu,
    Renklerimi peşinde sürükleyerek gidiyordu
    Her adımında karanlığın koynuna düşüyordu şehrim
    Tüm evler kör oluyordu içimdeki
    Terkedilmiş çocuklar ağlıyordu kaldırımlarımda

    Gidiyordu,
    DUR cesaret bile edemiyordu seslenemeye
    GİTME, NE OLURdan medet umuyordu
    Belki diyor du, belki birlikte yalvarırsak..
    Harfler boynunu büküyordu..
    Ama O gidiyordu...



    Gidiyordu,
    Götürdüğü renkler değildi aslında
    Renkleri bahşeden güneşi götürüyordu gözleri
    Ay yoktu
    Ve yıldızlar yolunu kaybetip düşüyordu bir bir
    Ama O gidiyordu.

    Gidiyordu,

    Dillerim lâl, ellerim nâr
    Gidiyordu,
    Yar diyemediğim yar...

    YanıtlaSil
  2. bu çok güzel LÂL.

    "Dillerim lâl, ellerim nâr
    Gidiyordu,
    Yar diyemediğim yar..."
    tamamı çok hoş en çokda bu dizeler...

    YanıtlaSil
  3. ÖYLESİNE...

    ''Eğer,Şayet,Lakin''

    Birbirinin aynıymış gibi üç kelime.Oysa öyle değil işte...
    Seni seviyorum,eğer beni terketmessen.Seni seviyorum şayet beni aldatmassan.
    Seni seviyorum,lakin işimi de seviyorum.
    Kim bilir kaç kez kuruluyor buna benzer cümleler gün boyunca.
    Kaç kez duyuyor ve kaç kez söylüyoruz.
    Nice uzak kaldık şartsız ve koşulsuz sevgi cümlelerinden.
    Seni seviyorum.Sen olduğun için.
    Gürültülü kahkahan,dağınıklığın,iştahın,sabah uykusuzluğun,savrukluğun,küsmene ragmen.
    SENİ TÜM YAŞADIKLARINLA SEVİYORUM!
    Seni seviyorum,sende beni sev diye değil.
    Seni çok seviyorum,o kadar çok ki benim yanımda mutsuzsan;benden uzakta ol,diyebilecek kadar.
    Ne varsa seninle,ne varsa elde kalan,paylaşarak.
    Eğer bir gün gitsen de;şayet beni benim seni sevdiğim gibi sevmesen de seviorum.
    Lakin gitmeni hiç istemiyorum.Sende ufak bir umut,sadece bi ışık istiyorum hepsi bu!
    (alıntı)

    YanıtlaSil